Şehirleri dünya ölçeğinde büyük yapan özellikler nelerdir?
KÜRESEL BİR YAPIYA SAHİP OLMASI İLE.. ESKİDEN BU BİR İMPARATORLUĞUN BASKENTİ İKE BU GÜNÜMÜZDE TİCARETİN MERKEZİ OLMAKLA İLGİLİDİR.
ÖRNEĞİN NEWYORK, PEKİN, TOKYO, MOSKOVA, İSTANBUL, PARİS GİBİ
BUNUN DISINDA DİNİ SEHİRLERDE KÜRESEL SEHİRLERDİR. ÖRNEGİN MEKKE MEDİNE KUDÜS..
BAZI SEHIRLERDE HEM TURİZM HEMDE EKONOMİK OLARAK BÜYÜKTÜR. ÖRNEK NY, İSTANBUL VE PARİS.
Coğrafya ders notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Coğrafya ders notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ekim 2015 Cuma
Şehirlerin etki alanı nedir?
ŞEHİRLER VE ETKİ ALANLARI
Şehirlerin gelişmesinde önemli paya sahip olan faaliyet türü o şehrin asıl fonksiyonunu belirler. Bazışehirler ise aynı anda birden fazla fonksiyona sahip olabilir. Şehirler çeşitli faaliyet ve hizmetleri kendinde toplamıştır. Bunlarla dar veya geniş alanları etkiler. Ayrıca şehrin etki bölgesiyle bir bütün oluşturan ve gelişen yerleşmeler ortaya çıkmıştır. Şehirsel fonksiyonlar şehirleri çevrelerine göre bir cazibe merkezi hâline getirmiştir. Bundan dolayışehirler, çevresindeki nüfusu kendine doğru çeken bir özelliğe sahiptir.
DÜNYA'NIN BÜYÜK ŞEHİRLERİ NEREDE KURULMUŞTUR?
Dünya üzerinde değişik özelliklere sahip pek çok şehir bulunmaktadır. Ancak bazışehirler konumu, hinterlandı ve fonksiyonları sonucunda oldukça gelişmiş, Dünya'daki sayılışehirler arasında yerini almıştır. Dün-yadaki büyük şehirlerin özellikleri incelendiğinde, bu şehirlerin genellikle orta kuşakta yer aldığı görülmektedir. Bunlardan bazıları deniz kıyısında olup hinterlandıyla bağlantısı kolaydır. Bazıları doğal güzellikleriyle insanları kendine çekerek etki alanı oluşturmuş, bazıları sanayi faaliyetlerinin âdeta merkezi konumuna gelmiş, bazıları da tarihi özelliklerinin etkisiyle Dünya'nın büyük şehirleri arasındaki yerini almıştır.
ŞEHİRLERİN FONKSİYONLARI VE ETKİ ALANLARI
Aşağıda yer alan bazışehirlerin etki alanları ile etki alanlarının oluşmasında etkili olan fonksiyonların neler olduğunu inceleyelim.
Mekke
Çöl ortasında kurulan bir şehir olmasına karşılık, İslamiyet'le birlikte önem kazanmıştır. Bu özelliği ile sadece yakın çevresini değil, Dünya'daki tüm müslümanları etkisi altına almıştır. Her yıl Dünya'nın farklı bölgelerinden yüz binlerce müslüman bu şehri ziyaret etmektedir.
Essen
Avrupa'nın en büyük sanayi bölgelerinden olan Ruhr Bölgesindeki Essen şehri 18 yüzyılda küçük bir şehir iken çevresindeki geniş kömür yataklarına bağlı olarak gelişmiştir.
Şam
Şam, geçmişte kervan yollarının üzerinde kurulan bir şehirdir. Günümüzde de gelişen ve değişen şartlara uyum sağlamış, ulaşım yollarıüzerinde bulunmanın avantajını kullanarak gelişimini devam ettirmiştir.
Marsilya
Yunanlı denizciler tarafından kurulan Marsilya şehri, zamanla Vieux Limanı etrafında genişleyerek bugünkü hâlini almıştır. Günümüzde Akdeniz'in en büyük ticari kapasitesine sahip liman şehridir
Oxford
Oxford eğitim hizmetlerinin ön plana çıktığı bir şehirdir. Bu özelliği şehrin özel bir karakter kazanmasını sağlamıştır. Oxford'ta yüksek düzeyde eğitim faaliyetleri yürütülmekte olup, Dünya'nın değişik bölgelerinden gelen öğrenciler burada öğrenim görmektedir.
Paris
Fransa'nın idari ve siyasi merkezi olan Paris, 987 yılında Fransa'nın başkenti olmuş ve bu tarihten itibaren idari merkez olarak kalmıştır. Bununla birlikte Paris Dünya'nın moda merkezi durumundadır.
Tokyo
Japonya yer altı kaynakları yetersiz olmasına karşılık, yüksek teknolojiyi kullanarak Dünya'nın en önemli sanayi ülkelerinden bir hâline gelmiştir. Bunda başkenti olan Tokyo önemli rol oynamıştır. Demir yolu şebekesinin ülke dışına güçlü bir filo ile bağlanmış olması, gerek ham madde sağlanmasını gerekse Dünya pazarlarına erişilmesi açısından büyük kolaylıklar sağlamıştır. Bu özelliği sanayi faaliyetlerinin Tokyo şehrinin çevresinde yoğunlaşmasında etkili olmuştur.
Kudüs: :Küresel-dini
İstanbul: :Küresel-sanayi ticaret
Bartın:Yöresel
Los Angeles: Küresel-sanayi ticaret
Londra: Küresel-sanayi liman
Moskova: Küresel-sanayi ticaret
Bakü:Bölgesel-maden
Yeni Delhi:Bölgesel
Kahire: Bölgesel-turzim-kültür
22 Ekim 2015 Perşembe
Çin halk cumhuriyetinin tek çocuklu nüfus politikası hakkında bilgi
Çin halk cumhuriyeti niçin tek çocuklu nüfus politikası uygulamıştır?, Çin halk cumhuriyetinin tek çocuklu nüfus politikası hakkında bilgi
Çin'de nasıl bir nüfus politikası uygulanmaktadır?
Nüfusu önceleri bir güç olarak görmektelerdi.1953 yılında nüfusu 583 milyon olduğunu gördü. Nüfus artış hızı planlanandan daha yüksek çıktığı için resmen ilan edilmeyen tek çocuk siyaseti izlenmeye başlanmıştır.Çin’de bu politika şehirlerde sıkı sıkıya uygulanmış ve kırsal kesimde iki kız çocuğa izin verilmiştir. Çin'de kırsal kesimde yaşayıp tek erkek çocuğu veya iki kız çocuğu olan ailelere anne, baba 60 yaşını geçtiklerin de yılda 75 dolara denk gelecek bir maaş bağlanmaktadır.Çin nüfus artış hızını azaltıcı yönde politika uygulamaktadır.
Tek çocuklu nüfus politikasının avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Tek çocuklu nüfus politikasının avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Nüfus politikalarının olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
v Olumlu Sonuçları
v Kişi başına düşen gelirin artması
v Eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi
v İşsizliğin azalması
v Köyden kente göçün azalması
v Sosyal sorunların azalması
v Tasarrufların artması
v Tüketimin azalması
v Devletin giderlerinin azalması
v Ülke kalkınmasına daha fazla kaynak ayrılabilmesi
Olumsuz Sonuçları
v Cinsiyet dengesizliği
v Yaşlı nüfus oranının artması(Bağımlı nüfus oranının artması)
v Genç ve eğitilebilir nüfus oranının azalması
v Aktif(çalışan ve çalışabilecek) nüfus oranının azalması
v Ülkenin savunma gücünün azalması
v Sosyal güvenlik sisteminde sorunları ortaya çıkması
Okyanuslardaki akıntılar olmasaydı ekosistem nasıl etkilenirdi?
Denizlerde ısı değişlikleri çok ani olur, oksijen ve tuz oranı değişirdi. Bu durum balık ve diğer deniz canlılarının ölümüne neden olurdu.
okyanuslar: -Soğuk Havayı Yumuşatır: Akıntı sistemlerinden sıcak akıntıların bir kısmı, oluştukları sıcak bölgeden, daha düşük sıcaklığı olan bölgelere ilerleyerek ısıyı yükseltirler. Örneğin Japonya'da Kuro fiiyo sıcak su akıntısının etkisi ile kışlar, bulunduğu enleme göre olması gerektiğinden daha ılık ve nemlidir, yöre bu iklim sayesinde zengin bir doğal bitki örtüsüne sahiptir. Golfstream sıcak su akıntısı ile Norveç, yer aldığı enlem dairesine göre daha ılık ve bol yağışlı kışlara sahiptir.
-Sıcak Havanın Bunaltıcı Etkisini Azaltır: Soğuk akıntıların bir kısmı ise soğuk bölgelerden veya yüzeye çıkan soğuk dip sularından kaynaklanırlar ve su sıcaklığı 150C olmasına rağmen bulundukları sıcak enlemlerde soğuk akıntı olarak hissedilirler. Bu nedenle sıcaklığı düşürürler ve havanın bunaltıcı etkisini azaltırlar. Örneğin sıcak Afrika'nın Namibya kıyıları boyunca kuzeye akan Benguala soğuk su akıntısı, ısının önemli ölçüde düşmesine neden olurken, benzer etki Fas kıyıları boyunca Kanarya Adalarında ve Güney Amerika'nın batısında bulunan ülkelerden biri olan Peru'da ise Humbolt soğuk su akıntısına bağlı olarak meydana gelir.
SICAK VE SOGUK SU AKINTILARI GITTIKLERI YERLERIN IKLIM YAPISINI DEGISTIRIR. SICAKLIK UZERINDE ETKILIDIR. BAZI ALANLARDA COLLESMEYE NEDEN OLURKEN BAZI SOGUK ALANLARDA ILIMANLASTICI ETKISI VARDIR.
EGER AKINTILAR OLMASAYDI BU SAYDIKLARIMIZ DEGISECEK BİRCOK YERIN IKLIM YAPISI FARKLILASACAKTI. BU DA ORAYA AYAK UYDURAN CANLILARIN FARKLI OLMASINA NEDEN OLACAKTI.
okyanuslar: -Soğuk Havayı Yumuşatır: Akıntı sistemlerinden sıcak akıntıların bir kısmı, oluştukları sıcak bölgeden, daha düşük sıcaklığı olan bölgelere ilerleyerek ısıyı yükseltirler. Örneğin Japonya'da Kuro fiiyo sıcak su akıntısının etkisi ile kışlar, bulunduğu enleme göre olması gerektiğinden daha ılık ve nemlidir, yöre bu iklim sayesinde zengin bir doğal bitki örtüsüne sahiptir. Golfstream sıcak su akıntısı ile Norveç, yer aldığı enlem dairesine göre daha ılık ve bol yağışlı kışlara sahiptir.
-Sıcak Havanın Bunaltıcı Etkisini Azaltır: Soğuk akıntıların bir kısmı ise soğuk bölgelerden veya yüzeye çıkan soğuk dip sularından kaynaklanırlar ve su sıcaklığı 150C olmasına rağmen bulundukları sıcak enlemlerde soğuk akıntı olarak hissedilirler. Bu nedenle sıcaklığı düşürürler ve havanın bunaltıcı etkisini azaltırlar. Örneğin sıcak Afrika'nın Namibya kıyıları boyunca kuzeye akan Benguala soğuk su akıntısı, ısının önemli ölçüde düşmesine neden olurken, benzer etki Fas kıyıları boyunca Kanarya Adalarında ve Güney Amerika'nın batısında bulunan ülkelerden biri olan Peru'da ise Humbolt soğuk su akıntısına bağlı olarak meydana gelir.
SICAK VE SOGUK SU AKINTILARI GITTIKLERI YERLERIN IKLIM YAPISINI DEGISTIRIR. SICAKLIK UZERINDE ETKILIDIR. BAZI ALANLARDA COLLESMEYE NEDEN OLURKEN BAZI SOGUK ALANLARDA ILIMANLASTICI ETKISI VARDIR.
EGER AKINTILAR OLMASAYDI BU SAYDIKLARIMIZ DEGISECEK BİRCOK YERIN IKLIM YAPISI FARKLILASACAKTI. BU DA ORAYA AYAK UYDURAN CANLILARIN FARKLI OLMASINA NEDEN OLACAKTI.
Yeryüzündeki suyun tükenmeme nedenleri nedir nelerdir?
Yeryüzündeki suyun tükenmeme nedenleri nedir nelerdir?
Su döngüsü, suyun okyanus ve denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne, ve yeniden deniz ve okyanuslara ulaşması şeklindeki genel turuna verilen isimdir. Evrenin korunumu yasası gibi, yeryüzündeki su kaynaklarının artmaz veya eksilmezliğini ifade eden bir terimdir ve bir başlangıç veya sonu yoktur.
Yeryüzündeki su kaynaklarını okyanuslar, denizler, göller ve yeraltı suları oluşturur. Dünya'daki su hareket eder, biçim değiştirir, bitkiler ve hayvanlar tarafından kullanılır, fakat gerçekte asla yok olmaz. Su döngüsü, yağış, buharlaşma (Evapotranspirasyon), yer üstü ve yer altı akışları olmak üzere üç temel aşamayı içerir.
Su döngüsü, suyun okyanus ve denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne, ve yeniden deniz ve okyanuslara ulaşması şeklindeki genel turuna verilen isimdir. Evrenin korunumu yasası gibi, yeryüzündeki su kaynaklarının artmaz veya eksilmezliğini ifade eden bir terimdir ve bir başlangıç veya sonu yoktur.
Yeryüzündeki su kaynaklarını okyanuslar, denizler, göller ve yeraltı suları oluşturur. Dünya'daki su hareket eder, biçim değiştirir, bitkiler ve hayvanlar tarafından kullanılır, fakat gerçekte asla yok olmaz. Su döngüsü, yağış, buharlaşma (Evapotranspirasyon), yer üstü ve yer altı akışları olmak üzere üç temel aşamayı içerir.
Atmosferi oluşturan gazların oranının değişmesi canlı yaşamını nasıl etkiler?
DUNYA DA BULUNAN GAZLARIN BUYUK COGUNLUGUNU OKSIJEN KARBONDİOKSİT VE AZOT OLUSTURUR.
OKSİJEN AZ OLSA SOLUNUM ALMAK ZORLASIR. FAZLA OLSAYDI YANMA COK HIZLI GERKCEKLESIRDI.
KARBONDİOKSİT COK FAZLA OLSA CANLILAR ICIN ZEHIRLI OLURDU. AYRICA OKYANUSLAR ZEHIRLI BIR YAPIYA DONERDI. SERA ETKISI ARTAR DUNYADAKİ SICAKLIK ARTARDI KI.
GUNUMUZDE ZATEN KLOROFLOROKARBON GAZI YUZUNDEN KURESEL ISINMA DENEN OLAY VARDIR...
Atmosferi oluşturan gazların oranının değişmesi canlı yaşamını nasıl etkiler?
OKSİJEN AZ OLSA SOLUNUM ALMAK ZORLASIR. FAZLA OLSAYDI YANMA COK HIZLI GERKCEKLESIRDI.
KARBONDİOKSİT COK FAZLA OLSA CANLILAR ICIN ZEHIRLI OLURDU. AYRICA OKYANUSLAR ZEHIRLI BIR YAPIYA DONERDI. SERA ETKISI ARTAR DUNYADAKİ SICAKLIK ARTARDI KI.
GUNUMUZDE ZATEN KLOROFLOROKARBON GAZI YUZUNDEN KURESEL ISINMA DENEN OLAY VARDIR...
Atmosferi oluşturan gazların oranının değişmesi canlı yaşamını nasıl etkiler?
Yeryüzünde bitki ve hayvan türlerinin dağılışında etkili olan faktörler nelerdir?
Yeryüzünde bitki ve hayvan türlerinin yayılışında etkili olan faktörler nelerdir? Yeryüzünde bitki ve hayvan türlerinin dağılışında etkili olan faktörler nelerdir?
Bitki ve hayvan türlerinin geçmişte ve günümüzdeki dağılışını inceleyen bilim dalına biyocoğrafya denir. Biyocoğrafya canlıların yeryüzündeki dağılışını, bu dağılışın hangi faktörler tarafından sınırlandırıldığını araştırır. Dünyanın kendisi ve üzerindeki canlılar sürekli bir değişim içerisindedir. Canlıların günümüzdeki dağılımları binlerce yıl önceki çevresel koşulların bir sonucudur. Kıtaların kayması, çöller veya dağ sıraları gibi engeller yeryüzünün belli başlı bölgelerinde birbirinden belirgin olarak farklı olan flora ve faunaların oluşmasına katkı yapmıştır.
Canlıların coğrafik dağılımını etkileyen faktörler; türün dağılımı, davranış ve habitat seçimi, biyotik faktörler ve abiyotik faktörlerdir.
1. Türün Dağılımı Bir popülasyonu oluşturan bireylerin bulundukları alandan başka alanlara yayılmasına türün dağılımı denir. Türler, yeni alanlara dağılabilme yetenekleri sayesinde ortam koşullarındaki şiddetli değişimler karşısında yok olmadan varlıklarını sürdürebilme imkanına sahip olurlar. Bitki ve hayvan türlerinin dağılımına; güneş ışığı, sıcaklık, toprak, su, mineral maddeler ve biyolojik çevrenin özellikleri etki eder. Örneğin aslanın ana vatanı Afrika Kıtası olmakla birlikte, Asya kıtasında da aslanlar yaşar. Çünkü Afrika ve Asya kıtalarının belirli bögelerinde aslanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için uygun çevresel koşullar vardır. Herhangi bir canlı türü yeni bir coğrafik alana yerleştiği zaman eğer ortam koşullan uygunsa bu alana hızla yayılabilir. Örneğin istilacı türler uygun ortamlara sahip alanlara hızla yayılır ve hatta bu alandaki yerli türlerin zarar görmesine neden olurlar. Ancak yeni bir ortama alınan canlılar her zaman yayılış gösteremez. Eğer bir canlı yeni ortama ekolojik uygunluk göstermiyorsa ya da yeni alana uyum sağlayabilecek fizyolojik potansiyele sahip değilse bu ortamda varlığını uzun süre devam ettiremez.
2. Davranış ve Habitat Seçimi Canlı türleri kendilerine en uygun özelliklere sahip habitatlar-da dağılış gösterirler. Türün yayılışı, popülasyonu oluşturan bireylerin habitatlarını seçmek için sergiledikleri davranışlarla sınırlandırılabilir. Bazen habitatlar türün o bölgeye yerleşmesi için uygun olsa bile tür o bölgeye yerleşmek istemeyebilir. Ortam şartlarının değişmesi, besin kaynaklarının azalması, salgın hastalıkların artması durumunda canlılar değişen ortam koşullarına uyum sağlarlar veya başka bölgelere göç ederler. Koşullara uyum sağlayamayan veya göç edemeyen canlılar yaşamlarını sürdüremezler. Bu durumda canlı türlerinin nesli azalır veya yok olabilir.
3. Biyotik Faktörler Bir ortamdaki mikroorganizmalar, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar biyotik faktörleri oluşturur. Canlıların yeni ortamlara ya-yılabilmesinde ortamın biyotik faktörleri önemlidir. Örneğin bir bitki türünün getirildiği yeni bir ortamda tozlaşmasında görevli canlı türleri yeteri kadar bulunmayabilir. Bu durumda ortamdaki biyotik faktörler bitki türünün üremesi için elverişli olmadığından türün neslinin devam etmesi mümkün olmaz.
4. Abiyotik Faktörler Canlıların coğrafik olarak dağılışlarında abiyotik faktörler de etkilidir. Çünkü canlılar belirli çevresel koşullara sahip ortamlarda nesillerini devam ettirebilirler. Sıcaklık, su, güneş ışığı, rüzgar, kayalar ve toprak gibi çevresel faktörler abiyotik faktörleri oluşturur.
Bitki ve hayvan türlerinin geçmişte ve günümüzdeki dağılışını inceleyen bilim dalına biyocoğrafya denir. Biyocoğrafya canlıların yeryüzündeki dağılışını, bu dağılışın hangi faktörler tarafından sınırlandırıldığını araştırır. Dünyanın kendisi ve üzerindeki canlılar sürekli bir değişim içerisindedir. Canlıların günümüzdeki dağılımları binlerce yıl önceki çevresel koşulların bir sonucudur. Kıtaların kayması, çöller veya dağ sıraları gibi engeller yeryüzünün belli başlı bölgelerinde birbirinden belirgin olarak farklı olan flora ve faunaların oluşmasına katkı yapmıştır.
Canlıların coğrafik dağılımını etkileyen faktörler; türün dağılımı, davranış ve habitat seçimi, biyotik faktörler ve abiyotik faktörlerdir.
1. Türün Dağılımı Bir popülasyonu oluşturan bireylerin bulundukları alandan başka alanlara yayılmasına türün dağılımı denir. Türler, yeni alanlara dağılabilme yetenekleri sayesinde ortam koşullarındaki şiddetli değişimler karşısında yok olmadan varlıklarını sürdürebilme imkanına sahip olurlar. Bitki ve hayvan türlerinin dağılımına; güneş ışığı, sıcaklık, toprak, su, mineral maddeler ve biyolojik çevrenin özellikleri etki eder. Örneğin aslanın ana vatanı Afrika Kıtası olmakla birlikte, Asya kıtasında da aslanlar yaşar. Çünkü Afrika ve Asya kıtalarının belirli bögelerinde aslanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için uygun çevresel koşullar vardır. Herhangi bir canlı türü yeni bir coğrafik alana yerleştiği zaman eğer ortam koşullan uygunsa bu alana hızla yayılabilir. Örneğin istilacı türler uygun ortamlara sahip alanlara hızla yayılır ve hatta bu alandaki yerli türlerin zarar görmesine neden olurlar. Ancak yeni bir ortama alınan canlılar her zaman yayılış gösteremez. Eğer bir canlı yeni ortama ekolojik uygunluk göstermiyorsa ya da yeni alana uyum sağlayabilecek fizyolojik potansiyele sahip değilse bu ortamda varlığını uzun süre devam ettiremez.
2. Davranış ve Habitat Seçimi Canlı türleri kendilerine en uygun özelliklere sahip habitatlar-da dağılış gösterirler. Türün yayılışı, popülasyonu oluşturan bireylerin habitatlarını seçmek için sergiledikleri davranışlarla sınırlandırılabilir. Bazen habitatlar türün o bölgeye yerleşmesi için uygun olsa bile tür o bölgeye yerleşmek istemeyebilir. Ortam şartlarının değişmesi, besin kaynaklarının azalması, salgın hastalıkların artması durumunda canlılar değişen ortam koşullarına uyum sağlarlar veya başka bölgelere göç ederler. Koşullara uyum sağlayamayan veya göç edemeyen canlılar yaşamlarını sürdüremezler. Bu durumda canlı türlerinin nesli azalır veya yok olabilir.
3. Biyotik Faktörler Bir ortamdaki mikroorganizmalar, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar biyotik faktörleri oluşturur. Canlıların yeni ortamlara ya-yılabilmesinde ortamın biyotik faktörleri önemlidir. Örneğin bir bitki türünün getirildiği yeni bir ortamda tozlaşmasında görevli canlı türleri yeteri kadar bulunmayabilir. Bu durumda ortamdaki biyotik faktörler bitki türünün üremesi için elverişli olmadığından türün neslinin devam etmesi mümkün olmaz.
4. Abiyotik Faktörler Canlıların coğrafik olarak dağılışlarında abiyotik faktörler de etkilidir. Çünkü canlılar belirli çevresel koşullara sahip ortamlarda nesillerini devam ettirebilirler. Sıcaklık, su, güneş ışığı, rüzgar, kayalar ve toprak gibi çevresel faktörler abiyotik faktörleri oluşturur.
21 Ekim 2015 Çarşamba
Biyocoğrafya hangi bilim dallarından faydalanmaktadır?
Biyocoğrafya hangi bilim dallarından faydalanmaktadır?
Biyocoğrafya hangi bilim dallarından yararlanır, biyocoğrafya hangi bilimlerden yararlanır, biyocoğrafyanın yararlandığı bilim dalları, Biyocoğrafya hangi bilim dallarından yararlanmaktadır, biyocoğrafya yararlandığı bilim dalları
Biyogorafya; yeryüzündeki insanlar, hayvanlar ve bitkiler başta olmak üzere tüm canlıları her yönden inceleyen bilim dalıdır ve araştırmalarını yaparken de bir çok bilimden yardım alır.
1- Zooloji: Hayvan bilimidir. Hayvanlarla ilgili araştırmalarında biyocoğrafya bu bilimden faydalanır. Hayvanların hangi şartlarda hangi ortamlarda yaşadığını, beslenme türlerini, üremelerini, doğada her türlü hareketlerini inceleyen bilim dalı zoolojidir.
2- Botanik: Bitki türleri üzerinde araştırma yapan bilim dalıdır. Biyocoğrafya, yeryüzündeki bitkiler üzerinde araştırma yaparken bu bilimden faydalanır. Bitkilerin tomurcuklanması, fotosentez olayları gibi bir çok alanlarda inceleme ve araştırmalar yapar.
3- Antropoloji: Irk bilimidir yani insanların tüm genetik yapılarını ve bu yapılara uygun olarak hangi ırka ait olup hangi dönemlerde yaşadığı konusunda bilgilerin araştırmasını yapar ve sonuçlara ulaşır.
Coğrafyanın prensipleri nelerdir?
Coğrafyanın prensipleri nelerdir?
Her bilimin kendine özgü ya da en çok kullandığı prensipleri vardır. Coğrafya biliminin 3 prensibi vardır. Bunlar sırasıyla:
Dağılış: Coğrafya araştırmalarına neden olan konuların belirli bir alandaki yayılışı ve bulunuş biçimleri, dağılış olarak ifade edilir.
Coğrafyada bir konunun veya olayın dağılışı belirtilirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta yayılış biçimlerinin ayrı ayrı ifade edilmesidir.
Yatay Dağılış: Harita üzerinde gösterilmesi. Örneğin Tarım Alanlarının Türkiye'deki Dağılışı haritasından tarım alanlarının nerede bulunduğu, yüzölçümlerinin ne kadar olduğu hakkında bilgiler anlaşılabilir.
Dikey Dağılış: Harita üzerinde eşyükselti eğrilerini kullanarak dikey dağılış gösterilebilir. Türkiye Fiziki haritasından ülkemizdeki bir yerin yüksekliği saptanabilir.
Zamanda Dağılış: Belirli zaman aralığında elde edilmiş veriler bir grafik üzerinde gösterilir. Örneğin 1950 ' 2010 Yılları Gölyazı Nüfus Sayım Grafiği.
İlgi ve Bağlılık, Coğrafyanın konusu olan her olay ve olgu, başka bir olay ve olgu ile ilgilidir.
Örneğin muz meyvesi en hafif don olayından bile etkilenir. Bundan dolayı muz meyvesi ılık geçen Akdeniz ikliminde yetişir. Yani muz ekim alanları ile ılıman geçen iklimler arasında bir ilgi vardır.
Nedensellik, Her bilimde olduğu gibi coğrafyada da "neden" sorusu sık sık sorulur. Çünkü hayatta her şeyin bir nedeni vardır.
Turunçgillerin Doğu Anadolu'da yetişmemesinin nedeni, bu meyvelerin bünyesinde bol su barındırması ve bu suyun kış soğuklarında donmasıdır.
Her bilimin kendine özgü ya da en çok kullandığı prensipleri vardır. Coğrafya biliminin 3 prensibi vardır. Bunlar sırasıyla:
Dağılış: Coğrafya araştırmalarına neden olan konuların belirli bir alandaki yayılışı ve bulunuş biçimleri, dağılış olarak ifade edilir.
Coğrafyada bir konunun veya olayın dağılışı belirtilirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta yayılış biçimlerinin ayrı ayrı ifade edilmesidir.
Yatay Dağılış: Harita üzerinde gösterilmesi. Örneğin Tarım Alanlarının Türkiye'deki Dağılışı haritasından tarım alanlarının nerede bulunduğu, yüzölçümlerinin ne kadar olduğu hakkında bilgiler anlaşılabilir.
Dikey Dağılış: Harita üzerinde eşyükselti eğrilerini kullanarak dikey dağılış gösterilebilir. Türkiye Fiziki haritasından ülkemizdeki bir yerin yüksekliği saptanabilir.
Zamanda Dağılış: Belirli zaman aralığında elde edilmiş veriler bir grafik üzerinde gösterilir. Örneğin 1950 ' 2010 Yılları Gölyazı Nüfus Sayım Grafiği.
İlgi ve Bağlılık, Coğrafyanın konusu olan her olay ve olgu, başka bir olay ve olgu ile ilgilidir.
Örneğin muz meyvesi en hafif don olayından bile etkilenir. Bundan dolayı muz meyvesi ılık geçen Akdeniz ikliminde yetişir. Yani muz ekim alanları ile ılıman geçen iklimler arasında bir ilgi vardır.
Nedensellik, Her bilimde olduğu gibi coğrafyada da "neden" sorusu sık sık sorulur. Çünkü hayatta her şeyin bir nedeni vardır.
Turunçgillerin Doğu Anadolu'da yetişmemesinin nedeni, bu meyvelerin bünyesinde bol su barındırması ve bu suyun kış soğuklarında donmasıdır.
Matematik coğrafyanın inceleme alanı nedir?
Matematik coğrafyanın inceleme alanı nedir?
Matematik coğrafya sayısal verilerle uğraşır. Örneğin evrenin içinde bulunan güneş sistemi, dünya gibi cisimleri sayısal veriler kullanarak inceler. Bu verilerden yararlanarak klimatoloji ve kartografya gibi coğrafya dalları bu verilerden yararlanır.
Matematik coğrafya sayısal verilerle uğraşır. Örneğin evrenin içinde bulunan güneş sistemi, dünya gibi cisimleri sayısal veriler kullanarak inceler. Bu verilerden yararlanarak klimatoloji ve kartografya gibi coğrafya dalları bu verilerden yararlanır.
- matematik coğrafyanın inceleme alanı nedir
- matematik coğrafyanın inceleme alanı
- matematik coğrafyanın inceleme alanı nedir?
- matematik coğrafya inceleme alanı nedir
- matematikte coğrafyanın inceleme alanı nedir
- matematik coğrafyanın inceleme alanı nedir ?
- matematik coğrafyanın incelemw alanları
- Matematik coğrafyanının inceleme alanı nedir
- matematik coğrafyanın inceleme alanı nef
- matematik coğrafyası inceleme alanı nedir kısaca
Doğal sistemler hangileridir? Doğal sistemler nedir, nelerdir?
Doğal sistemler hangileridir? Doğal sistemler nedir, nelerdir?
DOĞAL SİSTEMLER ŞUNLARDIR:
Litosfer(Taş Küre): Doğal unsurların başında dağlar, tepeler, platolar, ovalar ve vadiler gibi çeşitli yer şekilleri gelir. Yerşekilleri çeşitli özellikteki taş ve tabakalardan oluşurlar. Yer kabuğunun bu katı bölümü taş küre (litosfer) olarak ta ifade edilir.
Hidrosfer(Su Küre): Ç evremizde a karsular, göller ve denizler kaynak suları ve yeraltında da su bulunmaktadır. Bunların hepsine birden su küre (hidrosfer) denir.
Atmosfer(Hava Küre): Çeşitli gazların karışımı olan atmosferdeki hava, insanların yanı sıra diğer canlıların yaşayabilmeleriiçin ilk koşuldur.
Biyosfer(Canlılar Küresi): Çevremizdebitkiler ve hayvanlar da vardır. Bunlar biyosferi oluşturur. Bu canlı unsurlarla birlikte çevrenin şimdiye kadar belirtilmiş olan unsur larının hepsi birlikte doğal sistemleri oluş tururlar
DOĞAL SİSTEMLER ŞUNLARDIR:
Litosfer(Taş Küre): Doğal unsurların başında dağlar, tepeler, platolar, ovalar ve vadiler gibi çeşitli yer şekilleri gelir. Yerşekilleri çeşitli özellikteki taş ve tabakalardan oluşurlar. Yer kabuğunun bu katı bölümü taş küre (litosfer) olarak ta ifade edilir.
Hidrosfer(Su Küre): Ç evremizde a karsular, göller ve denizler kaynak suları ve yeraltında da su bulunmaktadır. Bunların hepsine birden su küre (hidrosfer) denir.
Atmosfer(Hava Küre): Çeşitli gazların karışımı olan atmosferdeki hava, insanların yanı sıra diğer canlıların yaşayabilmeleriiçin ilk koşuldur.
Biyosfer(Canlılar Küresi): Çevremizdebitkiler ve hayvanlar da vardır. Bunlar biyosferi oluşturur. Bu canlı unsurlarla birlikte çevrenin şimdiye kadar belirtilmiş olan unsur larının hepsi birlikte doğal sistemleri oluş tururlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
